Intel standı ve Intel'den Sulamita Garcia
Özgür Yazılım ve Linux Günleri bitti, ben ve ekipten Oytun MeeGo Türkiye 'yi temsilen katıldık, yazımın devamında da bahsedeceğim pek çok ilginç konuşma, kişi ve stand gördük burada, Intel ve MeeGo'nun katılımı oldukça yüksekti, hatta LKD ile birlikte en iyi standlar bunlardı diyebilirim, sabah 9'dan akşam 5'e 10 dakika oturup soluklanacak fırsatı zor bulabildiğiniz, her şeyin, herkesin sürekli hareket halinde olduğu, salondan standa, standdan salona, oradan 5 dakika da bir sandviç tıkıştırmaya koşuşturmayla geçen enfes bir olaydı, bu yıl ağırlıklı olarak Mobil konular işlenmesi (Android atolyeleri, Çoklu-platform Web-tabanlı Mobil uygulamalar, Mobil güvenlik..) de ilgimizi sürekli canlı tuttu. Kişisel bir örnekle, yataktan kalkmaktan nefret eden ben, 10 saatlik bir yolculuğun ardından 8 saatimi etkinlikte geçirip eve yorgunluk hissetmeden girebildiysem demek ki bu işte bir enerji var.
Amiga ve Umut Tarlaları
Burada çoğunuz Istanbul'u benden iyi bildiği için lafı uzatmıyorum, ancak diyebilirim ki hayatta bana yetecek kadar çok otobüs,metrobüs,taksi ve minibüse son iki günde binmişimdir, her gün o trafiği ve zorluğu yaşamak nasıl olur düşünemiyorum. Diğer yandan kafamdaki “şehirler büyüdükçe insanlar küçülür” önyargısını kolayca yıkacak kadar samimi ve yardımsever insanlar da gördüm burada. Bir şekilde (sora sora?) kampüse kadar yolumu bulduğumda Oytun henüz karşıdan buraya ulaşmayı başaramamıştı, ben de bu fırsatı kampüsü gezerek, sağa sola ve etkinlik binasına bakınarak geçirdim. Bilgi Üni. Santral Kampüsü'nde, E1 binasına girer girmez ilk karşılaştığım manzara, pek çok eski bilgisayarın da bulunduğu camlı bölmelerdi, tabii gidip kafamı cama yapıştırmayı ihmal etmedim, iyi ki aramıza engel koymuşlar. Apple bilgisayarlardan, azmin sembolü haline gelen Umut Tarlaları disketlerine, pek çok nostaljik oyuncak vardı burada. Genel hatlarıyla salonlara ve kata şöyle bir bakıp dışarı çıktım, E1'in karşısındaki Starbucks'ta Oytun'u buldum.

Daha önce yüz yüze hiç görüşmemiş iki insanın 1 dakikada kaynaşması herhalde dışarıdan bakılınca kapalı ve ürkütücü gibi görünen Linux topluluğun aslında ne kadar sosyal, dayanışmacı ve eğlenceli insanlardan oluştuğunun tablosu gibiydi. Hemen birer kahve alıp hararetli bir konuşmaya giriştik, Maemo, MeeGo, Intel, MeeGo Türkiye projelerimiz, Qt, Linux... N900'lerimizi değiş tokuş edip kurcalamayı da ihmal etmedik tabii.
Etkinlik koridoru, sağ taraf tamamen standlara ayrılmış
Kahvelerimizi bitirir bitirmez içeri dönüp kaydımızı tamamladık ve yukarıdan yaka kartlarımızı aldık. Etkinlik alanı bir kat üzerinde 4 salon, kafe ve atölyeden oluşuyor ve salonlar arasındaki yolunuz boyunca standlar dizili. Standlardan en çok aklımda kalanlardan bahsedeyim isterseniz:
Pardus'un standının önünde her daim insan görmek mümkündü ve Pardus 2011 cdleri temin etmek çok kolaydı. Onun hemen yanındaki LKD standı en geniş ve iyi standlardan biriydi, etkinlik süresince gerekecek materyalin ve bildirilerin yanında Fedora,Ubuntu,Debian gibi dağıtımlarınız için stickerlar dağıtıldı, oyun turnuvası (Urban Terror, Frozen Bubble, Hedgewars..) kayıtları, dernek üyeliği gibi çok amaçlı bir standdı diyebilirim. IBM'in standı aklımda sadece System Z dökümanları, tanıtım yaptıkları ekran ve I Love Linux logolu frizbileriyle kalmış. Alternatif Bilişim Derneği ve Bilişim Çalışanları 'nın bildirilerini saymazsak, Rabit'in Arduino ile ilgili oldukça ilginç bir standı ve pek çok dökümanı vardı, ayrıca gördüğüm kadarıyla oldukça ilgili insanlardı, maalesef benim prize fiş takmaktan bile hoşlanmayan yapım Arduino ile aramıza oldukça mesafe koyduğu için faydalanamadım ama eminim ki ilgililer için çok hoş bir standdı o. Tart'ın web dizayn ile ilgili standı, SecretCV.com 'un hayat kurtaran eşyalarla doldurulmuş (bir etkinlikte işinize yarayabilecek herşeyi düşünmüşler sanırım, kalem ve hoş bir not defteri, en önemlisi ise gittikçe kalabalıklaşan elinizdekileri boşaltmak için bir torba) standı ve AirTies'in set-top boxunu tanıttığı standı da unutmayayım. Kartaca ve YeniHayat'ın kendi standları vardı, Karel'in var mıydı hatırlayamıyorum, bu üçlüye sanırım pek uğrayamadık.
Standların olduğu yerde bir de eleman arama panosu vardı, etkinlik boyunca bir ilanla başlayıp yavaşça dolan bu panoda farkettim ki çok sayıda PHP/Web Tasarımcı aranan pozisyon mevcut. İlanlardan sadece üçü Pardus'undu ve “alanda 100 yıl deneyimli her şeyi bilen dünyayı kurtaracak kahramanlar aranıyor” tarzı Internet ilanlarına savaş açarcasına mantıklı bir şekilde yazılmıştı. Panonun yanında, SecretCV.com 'un standı ve Tart'ın kendi 2 ilanını da eklersek iş arayan yeni mezunlar için büyük fırsatlar vardı etkinlikte.

En iyiyi tabii ki en sona sakladım; Intel ve MeeGo standı. Yukarı çıkar çıkmaz ilk uğradığımız ve etkinlik süresince arttırabildiğimiz her dakikamızı geçirdiğimiz stand buydu. IBM standının sağında kalan oldukça geniş stand tasarım olarak kesinlikle en iyiydi. Yukarı çıkar çıkmaz bizi selamlayan MeeGo ve Intel logolarına doğru hızla ilerledik. Intel standında dağıtılan MeeGo ve özgür yazılım hakkında geniş bilgiler içeren dökümanlar ve AppUp formu dışında, asıl harika olan şey tabii ki Lenovo netbook ve WeTab tableti istediğiniz kadar kurcalayabilmekti, bugüne kadar YouTube videolarında izleyip etkilendiğimiz bir arayüzü deneyebilmenin heyecanını anlatamam.
Lenovo'nun MeeGo'lu netbooku
Devam etmeden önce her ikisinden de bahsetmek istiyorum aslında, gerçi her ikisi için de uzunca birer inceleme yaptığımız için burada özet bilgiler vermem yeterli. Lenovo'nun netbooku son kullanıcıya çok da bir mesafesi kalmamış bir cihazdı, hem Garage hem AppUp üzerinden uygulama edinebilme, oldukça pratik ve etkileyici bir arayüz ve tek kelimeyle harika bir Chrome tarayıcı ile gelmesi çok iyi. Tabii ki biz elimizdeki cihazın bir test cihazı olduğunun bilincindeydik, son kullanıcı açısından bakarsanız arayüzde bazı zorluklar (pencere kapatmak için beş denemede bulunmuşluğum var) ve bazı ufak tefek sıkıntılar vardı. Açıkçası tamamen bir geliştirici cihazı beklerken bu kadar fonksiyonel bir cihazla karşılaşmak beni oldukça şaşırttı.

WeTab, arayüz olarak Lenovo'dan bile etkileyici, daha önce YouTube videolarını paylaştığımız Panels arayüzü harika ve çok hızlı çalışıyor, uygulamaların genellikle iyi göründüğünü ve iyi hissettirdiğini söyleyebilirim, resim/video ve kamera uygulamaları son derece akıcı ve sorunsuzdu. Diğer yandan menü yönetimini bir parça zorlaştıran proximity sensor ve tahminlerinde oldukça yanılan ivmeölçer biraz sıkıntılıydı. Üstün alet göçertme yeteneklerimle bu cihazı 30dk içinde 2kez reboota zorlamayı başardım, sanıyorum ki şenlikteki hiç kimse bunu başaramamıştır :) WeTab asla geliştiriciler dışında dağıtımı yapılmamış bir cihaza göre epey iyi durumdaydı, son kullanıcı ile netbook kadar olmasa da, biraz daha iyileştirmeyle buluşması kolay. Her iki cihazı da kullanmanın üstümdeki en büyük etkisi, sürekli uzak gelecekmiş gibi bahsettiğimiz MeeGo cihazların aslında çok çok yakında kapımızı çalacaklarını farketmek oldu. Tabii 1.1 için yaptığımız çevirileri cihazlar üzerinde görebilme ve deneyebilme şansımız da oldu.
Üçüncü ve son sürpriz etkinliğin ilk günü kurulan ekran ve MeeGo'lu set-top boxdu, teknik detayları ve özellikleri hakkında çok da bilgimiz olmayan bu sistem hakkında bilgi edindikçe yine burada paylaşacağız. (Diğer yandan, kabul etmek gerekiyor ki tablet ve netbookla oynarken kendisine ilgi göstermeyi unutmuşuz)
MeeGo Türkiye! (:
Cihazlardan bu kadar bahsetmek yeterli, daha detaylı incelemelerini nasıl olsa bugün yarın göreceksiniz :) MeeGo standında bizi davet eden Oktay Özgün ve Onur Dündar beylerle tanışma fırsatımız oldu, oldukça samimi bir karşılamadan sonra, MeeGo'nun geleceğinden, Nokia'nın ayrılmasından girip yerelleştirme çalışmaları ve topluluğumuzdan bahsettiğimiz konuşmamızı bizim için daha da büyük bir sürprizle devam ettirme imkanımız da oldu: Intel geliştiricilerinden Sulamita Garcia ile yerelleştirme ve Antalya (sormayın eheh) üzerine konuştuk, oldukça renkli ve donanımlı bir bayan olan Garcia aynı zamanda MeeGo ile Mobil Yazılım Geliştirme tanıtımını da kendisi yaptı. Oktay Beyle daha sonra yaptığımız bir konuşmada MeeGo ve MeeGo Türkiye 'den, bu servise nasıl başladığımız, topluluğa yapmak istediğimiz katkılar ve Intel'in MeeGo çalışmalarından detaylı bir şekilde bahsettik, Intel'in MeeGo 'yu gerçekten ne kadar önemsediğini ve Türkiye'deki operasyonlarına verdiği önemi net bir şekilde görmüş olduk. İşin MeeGo Türkiye kısmına gelirsek, güzel ve güneşli günler bizleri bekliyor :)
Intel Sponsor Sunumu başlıyor
Tanıtım demişken MeeGo tanıtımlarıyla başlayıp biraz da konuşmalardan/tanıtımlardan bahsetmek şart: MeeGo ile ilgili girdiğimiz ilk tanıtım Intel Sponsor Sunumu oldu, Intel'den Oktay Özgün 'ün yaptığı sunumda Intel için önemli projelerin genel bir tanıtımı vardı; Intel Atom işlemciler, 3D Web (Second Life gibi yapılar, ki Intel'in bu noktada ne gibi yatırımlar düşündüğünü şimdiden merak ediyorum) ve tabii ki ağırlıklı olarak MeeGo. MeeGo'nun hedeflediği öncelikli pazarlardan (Akıllı Telefon,Araç-içi Infotainment, Tüketici Elektroniği, Netbook/Tabletler) kısaca bir bahsettikten sonra, Hawtai Motors'un B11 MeeGo'lu aracını da öğrenmiş olduk. Intel'in Türkiye'de bazı üreticilerle prensipte anlaştığını, MeeGo'nun ihtiyacı olan 4 ana destek kategorisini ve AppUp hakkında bazı detayları dinledik.
MeeGo ile Mobil Yazılım Geliştirme sunumu
İkinci tanıtım Sulamita Garcia 'nın MeeGo ile Mobil Yazılım Geliştirme anlatımıydı. Garcia, MeeGo'nun üzerine inşa edildiği 4 ana özgür yazılım felsefesinden (Inclusion, Transparency, Meritocracy, Upstream First Philosophy) bahsetti, yazılım mimarisinin genel bir şemasından, MeeGo'nun 6 ayda bir düzenli olarak sürüm vereceğinden, yol haritasından bahsettikten sonra bizim için bir Qt uygulaması örneğini birkaç dakika içinde tasarlayıp Netbook'a aktararak geliştiriciler için sağlanan kolaylığı göstermiş oldu. Son olarak Intel AppUp'dan bahsedip salondaki herkesi davet etti ve AppUp'un bu sıralar dağıtmakta olduğu ödüllerden bahsetmeyi de ihmal etmedi. Salon sponsor sunumuna oranla epey kalabalıktı. (zira Özgür Yazılımlarla Saldırı Yöntemleri sunumu yetişmeyip bir miktar uzadığından pek çok kişi halen öğle yemeğindeydi sponsor sunumu sırasında) Daha sonra sıra soruları almaya geldiğinde salonda pek çok ilginç sorunun olduğunu şaşkınlıkla farkettim, şaşkınlığımın sebebi ise neredeyse hiçbir sunumda sorulan soru sayısı birkaç soruyu geçmezken MeeGo'ya olan ilgiydi tabii ki. Sunum sırasındaki birkaç ufak teknik aksaklığa rağmen sunumun kalitesi herkesin ilgisini ve desteğini topladı. (Hatta Twitter'da gördüğüm kadarıyla o sunumu izleyip AppUp'a kaydını yaptıran geliştiriciler var)

Maemo ile de biraz deneyimi olmuş bir geliştirici penceresinden bakılırsa, Maemo'daki acı çektirici Scratchbox, MADDE ve bir sürü ıvır zıvır yerine, tek başına tüm ihtiyaçlarınızı, emülatöründen uzak cihaza bağlantısına kadar, hatta Debian paketini bile sizin yerinize inşa etme görevini de üstlenen bir MeeGo SDK var artık.
MeeGo dışında katıldığım sunumlardan biraz bahsedersem; Etkinliğin açılış konuşması oldukça kısaydı, ya da biz kalabalıkta ve etkinliğin heyecanından pek takip edememiş olabiliriz. Pek çoğumuzun yaşı kadar yılını bilişime ve son 10 yılını da Linux'a vermiş Karl-Heinz Strassemeier 'in konuşması aslında bir nevi Linux tarihi dersi gibiydi ve bizim gibi kolayca dikkati dağılanlar konuşmayı birbirimizle tanışma fırsatı olarak değerlendirmekte gecikmedik, şimdi düşününce aslında büyük hata etmiş olabiliriz tabii.
Daha sonra ilk girdiğim sunum Özgür Yazılımlarla Saldırı Yöntemleri – 1 oldu, çok az Metasploit'den, çoğunlukla SYN/ACK mantığından, güvenlik testi şemalarından ve port tarama/traceroute gibi konulardan bahsedildi bu sunumda ve ağzına kadar dolup 3 kişiyle taştı bile, kendi adıma ilk sunumun genel kullanıcı seviyesinin üstüne çok bir şey koymadığını düşündüm, ancak asıl kısmın ikinci sunumda olduğunu ve benim o sırada Intel Sponsor Sunumu'na gireceğim için o sunuma gitmediğimi de hesaba katmak gerek.

Öğle yemeği ve Sponsor Sunumu'nun ardından Web Tabanlı Mobil Uygulama Çatıları sunumuna girdim. Sunum başta çok ilgimi çekmediyse bile kısa sürede oldukça ilginç olduğunu farkettim, web tabanlı çoklu-platform uygulamaların, HTML/CSS/JS üçlüsüyle bu kadar pratik bir şekilde geliştirilebilmesi görülmeye değerdi, ayrıca bazı çözümler kodun doğal koda çevrilmesini gerektirirken bazıları ise gayet sorunsuz cross-platform olanaklar sunuyordu. Tabii aklıma ilk gelen bunun bir benzeriyle MeeGo için ne kadar kolaylıkla uygulama geliştirilebileceği oldu, özellikle banka,trafik,ulaşım vs. gibi yerel uygulamaları bu şekilde hızla geliştirmek mümkün olabilir.

İkinci gün Oytun ile Android Uygulama Dükkanlarına Genel Bakış sunumuna gidecektik ama IBM'in her nasılsa etkinlik takviminde görünmeyen bir System Z atölyesi eklemesi ve daha kapıda bizi yakalayıp içeri davet etmeleri üzerine (ve benim System Z'nin ne olduğunu sormam ve içeri girmeden cevap alamayacağımı farketmemin de etkisiyle) ben System Z atölyesine gittim. Burada IBM'in System Z mainframeini, sanallaştırma olanaklarını, mimari farklarını İstanbul trafiğinden Japonya depremine ilginç güncel örneklerle dinlerken, bu mainframein potansiyel kullanım alanları ve Türkiye'deki müşterileri hakkında da bilgi aldık, ayrıca -yanlış hatırlamıyorsam- Red Hat Linux kurulumunu da izlemiş olduk. Oldukça bilgilendiriciydi aslında ama seviye olarak, dedicated serverdan fazlasını görmemiş beni bu bilmemkaç cpulu canavarlar biraz aştı tabii ki, pratikte çok faydama olmayacaksa da bu teknolojileri dinlemek güzeldi, IBM atölye sonunda bir sürpriz yaparak katılımcılara şemsiye dağıttı, ki o gün etkinlik sonundaki korkunç yağmurda ileri görüşlülüklerini gerçekten takdir ettim.

Daha sonra bir şekilde “Android ile Giriş Düzeyi Uygulama Geliştirme” atölyesini kaçırmam üzerine Özgür Yazılım Lisansları'nı Türkçeye Çeviriyoruz toplantısına katılmış bulundum (aynı anda PostgreSQL 9.1 sunumu varmış aslında, Oytun'un gazına gelmiş olabilirim :p) ağırlıklı olarak hukuğun alanına giren bu toplantıda en çok konuşulan konu Islak Imza mevzusuydu, toplantının uzamasına rağmen, genel hatlarıyla bir TODO listesi ve LKD listesinin açılması dışında çok bir şeye karar alınamadı.

En son girdiğim sunum “Mobil İstemcilere Yönelik Güvenlik Tehditleri ve Özgür Uygulamalarla Savunma” oldu, maalesef hem benim çok yorgun olmam hem de konunun pek de detaylı olmayışı sebebiyle ilgimi neredeyse hiç çekememiş olması üzerine sunumun yarısında çıktım, “GSM şebekelerinde Ses/Veri güvenliğine yönelik tehditler” denince aslında daha farklı metodlar, GSM sniffing ve özel donanımlarla yapılabilen dinleme saldırıları gibi şeyler beklerken sunum çoğunlukla mobil malware, en çok hangi OS'lar etkilenir, Denial of Service saldırıları gibi konularla devam etti. Burada ilgimi çeken tek şey 3G üzerinde bağlı bir cihaza flood yaparak cihazdan sürekli cevap almak yoluyla Overbilling (kota aşımı, faturaya geçirmek) saldırıları oldu, yapılabilirliği ve örnekleri üzerinde pek durulmadı ama.
Özgür Yazılım Günleri 2011 böylece son bulmuş oldu, etkinlik boyunca sürekli farklı insanlar görme, konuşma ve onların birçok konuda fikirlerini alma fırsatı yakaladım, sanırım böyle bir etkinliğin en büyük avantajlarından biri de onlarca kişinin olduğu bir koridorda her çarptığınız insanın bir yazılım serüveni ve size anlatabileceği çok şeyi olması oluyor. MeeGo açısından çok verimliydi, çok öğrendik, çok kurcaladık, çok yazıp çizdik. Kendi adıma, ben çok eğlendim, iyi ki de gelmişim. Şimdiden gelecek senenin etkinliğini sabırsızlıkla beklemeye başlayabilirim.
- Paylaş
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun



Yorumlar
10 yorum yapıldıböyle bir etkinliği kaçırdığıma çok üzüldüm keşke aranızda ben de olabilseydim... bu aşamadan sonra tek dileğim meegonun bütün özellikleriyle sorunsuz olarak ve en az maemo hızıyla n900'e uyarlanmasıdır. aranel ve oytun hocam bizleri bilgilendirdiğiniz için sizlere teşekkürü bir borç bilirim...
)
aranel hocam ben antalyada yasiyorum. anladigim kadariyla sen de bir antalya sevdalisisin. bu cok guzel. ancak, bayan Garcia ile antalya hakkinda ne konustugunuzu merak ettim dogrusu
aranel ve oytun sizleri goremiyoruz fotolarda
emeginiz icin tesekkuru bir borc bilirim...

cok guzel bir etkinlik olmus ve ayni guzellikte buraya aktarilmis
selamlar saygilar
bi kere antalya sevdalisi benim
he aranel de sever o ayri, ancak simdilik su kadar soyleyelim antalya'da biseyler olabilir, kesinlesince meegoturkiye ailesi olarak ilk biz duyacagiz tabiki hic merak etmeyin 
ayrica resimlerde bizleri goruyorsunuz. meego standindaki benim, oturumu dinlerken arkasini donup poz verende aranel
oytun ve araneli gormus olduk bu arada oytun dusundugum yasta fakat aranel dusundugumden daha genc
aslinda bir hafta oncesinden haberim olsa idi bende kacirmazdim ama kismet deyilmis
ARANEL VE OYTUN a paylasimlari icin tesekkurler guzel zaman gecirmisler kiskanmadim deyil acikcasi
Aranel'in omuz üstü bakışı..?
Merhaba;
Haftasonu standınızı ziyaret edenlerdim ve canlı canlı MEEGO deneyimi elde edebildim katkılarınızla.
Bir de fotoğraf çekmiştim standın ve twitter'da paylaşmıştım. Burada da paylaşayım.
http://twitpic.com/4g3x9o
Merhaba,
Memnun olduğunuza sevindim, stand aslında Intel'in ve çalışmaları için takdiri hak ediyorlar, mesajınızı ileteceğim.
Unutmadan; MeeGo Türkiye'nin yenilenmesi sırasında FOSS takipçilerinin düşüncelerine özellikle önem veriyoruz, görüşlerinizi meegoturkiye.org/iletisim üzerinden paylaşırsanız bize çok yardımcı olmuş olursunuz
Aranel çok güzel hazırlamışsın yazını tebrikler. Okurken ordaymışım gibi hissettim. MeeGo hakkında denemeleriniz hakkında ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?
Hız konusunda nasıl?
Ekran kartı kullanımı ram kullanımı nasıl?
İşlemciği hangi oranlarda kullanıyor?
Açılış hız ve geçişlerdeki bekleme süresi var mı?
Ayrıca MeeGo nun N900 için portlanmış versiyonları hakkında bir bilgi verdiler mi?
BU DEĞERLİ BİLGİLER İÇİN BİZLERİ TEMSİL ETTİKLERİ İÇİN ARANEL VE OYTUN'A TEŞEKKÜRLER...
Hem netbook hem de tabletin hız ve geçişler konusunda hiç bir sorunu yok, o kadar sürede bir kez bile takılmadı, yavaşlamadı cihazlar, tanıtımları yayınladığımızda göreceksiniz.
Maalesef sistem kaynaklarını takip etmemiştik, ama performans konusunda fikir vermesi açısından; arayüz birden çok uygulama çalıştırılırken bile hiç bir sorun yaşatmıyor, netbook Chrome'da pek çok tabı aynı anda kolayca idare edebildi, hatta oturup Neverball (3d bir oyun) oynadık ve hiç yavaşlama yaşamadık. Tabletin arayüzü de benzer şekilde ama onu netbook kadar stres testine sokmadığımız için multitasking kabiliyeti konusunda bir şey söyleyemem, genel kullanım boyunca gayet akıcıydı ama. N900'den alıştığımız yavaşlamalar, atlamalar hiç olmadı bu cihazlarda.
MeeGo'nun N900'e port edilmesi konusuyla Intel ilgilenmediği için bu konu hiç açılmadı, N900'e port eden ekibin tamamı Nokia ve bağımsız geliştiricilerden oluşuyor.